+90 (216) 345 21 83

Eğitim Mahallesi Fahrettin Kerim Gökay Caddesi No:107-109A Ziverbey, Kadıköy / İstanbul ( Müjdat Gezen Sanat Merkezinin Karşı Çaprazı )

info@dentince.com

Dental Tanı ve Radyoloji

Halitosis (Ağız Kokusu ve Tedavisi)

Dünya genelinde her dört kişiden birinde görülen, birçok farklı nedenle ortaya çıkıp kişinin endişe, utanma ve tedirginlik yaşamasına neden olabilen Halitosis yani ağız kokusu genellikle kötü ağız bakımı sonucu meydana gelir. Diş hekimlerine başvurmaya en sık neden olan faktörler arasında yer alan ağız kokusunun şiddeti, altındaki nedene bağlı olarak değişiklik gösterebilir.

Ağız kokusundan şikayetçi olan kişiler bu durumdan hem kendileri rahatsız olur hem de çevresindeki kişilerden rahatsız olduklarına dair geri bildirim alabilir. Tedavi edilmediği takdirde hem ağız ve diş sağlığının daha çok bozulabilmesine hem de bireylerin sosyal izolasyona yönelmesine neden olabilen ağız kokusu tedavi süreçlerinin aksatılmaması önemlidir.[1]

Halitosis (Ağız Kokusu) Nedir?

Halitosis, temel semptomu kötü kokulu nefes olan bir ağız sağlığı sorunudur. Çoğu durumda ağız kokusunun nedenini bulmak halitosis durumunu tedavi etmenin ilk basamağı olarak kabul edilir. Yine de bu durumun ortaya çıkışında normalde dil yüzeyinde ve boğazda yaşayan kükürt üreten bakterilerin neden olduğu bilinmektedir. Bazen bu bakteriler proteinleri çok yüksek oranda parçalamaya başlayarak dilin arka kısmından ve boğazdan kötü kokulu kükürt bileşiklerinin salgılanmasına neden olur ve halitosis şikayetlerinin oluşmasına yol açar.[2]

Ağız kokusu bulaşıcı değildir, her yaştan kişide görülebilir. Kimi zaman akut olarak gelişebilir ve kendiliğinden geçebilir, kimi zaman ise kronikleşerek bireyin toplum içine çıkmasını ve diğer bireylerle sosyal ilişkiler kurmasını engelleyebilir.

Halitosis (Ağız Kokusu) Nedenleri

Ağız kokusu nedenleri oldukça çeşitlidir. Patolojik ve fizyolojik nedenler ya da her ikisi birden halitosis oluşumu ile sonuçlanabilir. Bu nedenle potansiyel nedenleri ayrı ayrı ele almak daha doğru bir yaklaşım olacaktır.

  • Kötü Ağız Bakımına Bağlı Ağız Kokusu

Kötü ağız bakımına bağlı ağız kokusu oluşumu oldukça yaygındır. Bir kişi dişlerini düzenli olarak fırçalamazsa ve diş ipi kullanmazsa ağızda kalan yiyecek parçacıkları çürümeye başlayarak kötü kokunun nedenine dönüşebilir. Ağız bakımı aksatıldığında kendisi de koku yayan plak oluşumu başlayabilir. Plaklar sertleştiğinde tartar olarak adlandırdığımız diş taşlarına dönüşürler.

Tartarlar diş eti çizgisinin üzerinde veya altında oluşabilirler, dişeti dokularını tahriş ederek diş eti hastalıklarına yol açabilirler. Böylece diş eti iltihabı olarak da bilinen gingivit ve gingivit tedavi edilmediğinde ise periodontitis nedeniyle ağız kokusu kronikleşebilir.

  • Diş Eti Hastalıklarına Bağlı Ağız Kokusu

Genellikle ağız hijyeninin sağlanamaması sonucu ortaya çıkan diş eti hastalıkları, diş etlerinde kanama, şişme, hassasiyet, çiğneme sırasında ağrı ve diş iltihabı gibi belirtilere neden olurlar. Aynı zamanda ağız kokusu oluşumuna da yol açarlar.

  • Periodontitise Bağlı Ağız Kokusu

Diş eti çekilmesi olarak da adlandırılan periodontitis, dişleri çevreleyen yumuşak dokuya zarar veren ve tedavi edilmediği takdirde dişleri destekleyen kemiğin hasar görmesine neden olan, gingivite kıyasla çok daha ciddi bir diş eti iltihabıdır. Diş eti hastalığı olan kişilerde iltihaplı dokular kötü kokulu kükürt bileşiklerinin salınımı artırarak ağız kokusuna neden olur.[3]

  • Sağlık Sorunlarına Bağlı Ağız Kokusu

Bazı sağlık sorunlarının ağız kokusuna yol açabileceği bilinmektedir. Sinüs enfeksiyonu, zatürre, farenjit dahil olmak üzere boğaz enfeksiyonları, grip, bademcik iltihabı, bronşit, geniz akıntısı, gastroözofageal reflü hastalığı, bazı karaciğer ve böbrek hastalıkları, şeker hastalığı gibi rahatsızlıkların ağız kokusu nedenleri arasında yer alabileceği söylenebilir.

  • Tüketilen Yiyeceklere Bağlı Ağız Kokusu

Ağız kokusuna tüketilen gıdalar da neden olabilir. Sarımsak, soğan, baharatlı gıdalar, bazı peynir türleri, asitli yiyecekler, balık ve kahve gibi yiyecek ve içeceklerin ağızda kötü bir kokuya yol açtığı ifade edilebilir. Bazı gıdalar ise dişlere yapışarak kötü ağız kokusunun nedenine dönüşebilir. Düşük karbonhidratlı diyet uygulayan kişilerde vücut enerji kaynağı olarak yağ dokularını kullanır. Yağ dokularından enerji elde edildiğinde nefeste meyveli aseton benzeri bir koku ile karşılaşılabilir.

  • Tütün ve Tütün Ürünlerinin Kullanımına Bağlı Ağız Kokusu

Sigara kullanımı ile ağız kokusu oluşumu arasında yakın bir bağ bulunur. Sigara içen ya da tütün çiğneyen kişilerde bu ürünler ağızda kimyasal atık bırakırlar. Aynı zamanda diş eti hastalıklarına da neden olarak halitosis oluşumuna katkıda bulunabilirler.

Az önce sayılan halitosis nedenlerini genişletebiliriz. Düzenli olarak kullanılan bazı ilaçların, kserostomi olarak da adlandırılan ağız kuruluğunun, gebelik dönemindeki hormonal değişimlerin de ağız kokusuna neden olabileceği bilinmektedir.[4]

  • Bademcik Taşı Oluşumuna Bağlı Ağız Kokusu

Boğazın arka kısmının her iki yanında bulunan bademcikler yapısal olarak girintili çıkıntılıdır. Zaman içerisinde bademciklerin bu girintili çıkıntılı, tünelli yapılarına mukus, tükürük salgıları, ölü hücreler, besin atıkları ve bakteriler yerleşebilir, sıkışarak sert bir hâl alabilir. Bu durum bademciklerde farklı boyutlarda “taş” olarak adlandırılan yapıların oluşmasına neden olur. Bademcik taşları az önce de belirtildiği gibi boyutsal farklılık gösterebilir.

Çok küçük olanlar için herhangi bir tedavi seçeneği değerlendirilmeyebilse de taşların boyutu büyüdükçe boğaz ağrısı, yutkunma güçlüğü, bademcik şişmesi, kulak ağrısı ve ağız kokusu gibi şikayetler ortaya çıkabilir. Nitekim ağız kokusuna sık neden olan faktörler arasında bademcik taşları da bulunmaktadır.

Kronik sinüs sorunları, ağız ve diş bakımının yetersiz olması, bademciklerin yapısal olarak büyük olması ve tonsilit nedeniyle oluşma riski artan bademcik taşları ağız ve diş bakımı özenli yapılsa da ortaya çıkarak yaşam kalitesini etkileyebilir. Bademcik taşlarına bağlı ağız kokusu oluşumu söz konusu olduğunda tedavi seçenekleri taşların boyutuna, hastaların yaşadığı şikayetlere göre belirlenir.

Halitosis (Ağız Kokusu) Nadir Nedenleri

Her ne kadar ağız kokusunun en sık görülen nedenleri ağız hijyeninin sağlanamaması, diş çürükleri ve diş eti hastalıkları gibi faktörler olsa da kimi zaman bu sorunun ardında öngörmesi çok kolay olmayan sağlık sorunları da bulunabilir.

  • Ketoasidoz: Diyabet hastası bireylerin insülin seviyeleri normalin çok altında olduğunda vücut şekeri kullanamaz ve yağ depolarını kullanmaya başlar. Yağlar parçalandığında ketonlar üretilir ve birikir. Keton birikiminin artması kötü ağız kokusuna ve ciddi sağlık sorunlarına neden olabilir.
  • Bağırsak Tıkanıklığı: Nefeste dışkı benzeri koku oluşumu, uzun süreli kusma durumunda ve bağırsak tıkanıklığı varlığında karşılaşılan bir semptom olarak karşımıza çıkabilir.
  • Bronşektazi: Hava yollarının normalden geniş olması ve mukus ile dolması sonucunda ağız kokusu oluşabilir.
  • Aspirasyon Pnömanisi: Akciğerlerde veya solunum yollarında kusmuk, tükürük, sıvı veya yiyeceklerin solunması nedeniyle şişme ve enfeksiyon oluştuğunda ağız kokusu görülebilir.

Bebeklerde ve Çocuklarda Ağız Kokusu

Bebeklerde ve çocuklarda da ağız kokusu oluşumu ile karşılaşılabilir. Bebeklik döneminde anne sütü ile beslenen bebeklerde ağız kokusu çeşitli sorunların varlığına işaret edebilir. Diş etlerinde kalan küçük gıda parçaları, susuz kalınması ya da pamukçuk gibi ağız içi enfeksiyonlar ağız kokusuna neden olabilir.

Çocuklarda ağız kokusunun görülme nedeni genellikle ağız ve diş bakımının yetersizliği, susuzluk, abur cubur tüketimi, boğaz bölgesindeki enfeksiyonlar veya  kullanılan ilaçlar olabilir. Dişlerde çürüme ve diş etlerinde iltihaplanma da çocuklarda ağız kokusuna yol açabilir. Erken dönemden itibaren çocukların ağız bakımları hakkında farkındalıklarının artırılması ve diş fırçalama alışkanlığı kazanmaları gerekir.

Çocukların da günde iki kere, iki dakika boyunca dişlerini fırçalaması hem fizyolojik ağız kokusunun hem de birçok patolojik ağız kokusu nedeninin ortadan kaldırılmasını sağlayabilir.

Halitosis (Ağız Kokusu) Belirtileri

Halitosisin en spesifik belirtisi ağızdan gelen ve kabul edilebilir dereceden ağır olan kötü kokudur. Ağız kokusu sabahları tükürük üretiminin azalmasına ya da sigara kullanımı, kahve tüketimi ve ağız kokusuna yol açan yiyeceklerin tüketimine bağlı olarak artış gösterebilir.[5]

Halitosis (Ağız Kokusu) Tedavisi

Halitosis tedavisi nedeni doğrultusunda kişiye özel planlanır.

Ağız kokusunu azaltmak, çürüklerden kaçınmak ve diş eti hastalığı riskini azaltmak için ağız bakımının eksiksiz yapılması gerekir. Ağız kokusunun altında yatan bir sağlık sorununun varlığından şüphe duyuluyorsa genel sağlık kontrolünden geçilmesi önemlidir.

Ağız sağlığı ile ilgili nedenlerle yaşanan ağız kokusu için diş hekimlerinden destek alınmalıdır. Bu kapsamda yine halitosis nedenleri doğrultusunda, plakları önleyici ağız gargaralarının ve diş macunlarının kullanılması, diş eti hastalıklarının tedavi edilmesi, diş çürükleri varsa yine kişiye uygun diş tedavilerinin devreye sokulması gerekebilir.

Ağız kokusu sistemik hastalıkların bir sonucu olarak ortaya çıkıyorsa bu hastalıkların tedavi edilmesi önemlidir. Tüm bunların dışında halitosis yaşam tarzı değişiklikleri yapılmasını da gerektirebilir.

Ağız kokusunu engellemek veya var olan ağız kokusundan kurtulmak için;

  • Diş hekimlerine düzenli olarak muayene olunmalıdır.
  • Sigara ve tütün ürünleri kullanımı bırakılmalıdır.
  • Ağız bakımı ihmal edilmemeli; dişler fırçalanmalı ve mutlaka diş ipi kullanılmalıdır. Diş fırçaları her 3-4 ayda bir değiştirilmelidir.
  • Dişleri fırçalarken dil, yanaklar ve damak temizliği de yapılmalıdır.
  • Ağız kuruluğunu önlemek için bol su tüketilmeli, tükürük salgılarının artması için şekersiz sakız çiğnenmeli, kronik ağız kuruluğu söz konusuysa reçete edilen ilaç kullanılmalıdır.
  • Ağız kokusuna neden olan yiyeceklerin tüketimi kısıtlanmalıdır.[6]

Halitosis (Ağız Kokusu) Nasıl Teşhis Edilir?

Halitosis teşhisi sırasında çoğunlukla diş hekimleri ağız kokusu şüphesi ile gelen hastanın nefes kokusunu altı kademeli yoğunluk ölçeğine göre değerlendirir. Ağız kokusunun kaynağı dilin arka kısmı olabileceği için bu alandan örnek de alınabilir. Ağız kokusunu kesin olarak değerlendirebilen çeşitli dedektörlerin kullanılması da mümkündür. Bu kapsamda düşük kükürt seviyelerini algılayabilen “halimetre”, uçucu kükürt bileşiğini ölçen “gaz kromatografisi”, ağız kokusu ile ilişkili beta-galaktosidaz enzimi düzeylerinin ölçümlenmesi için “beta-galaktosidaz testi” uygulanabilir.[7]

Ağız Hijyeni Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Ağız ve diş sağlığı, bireylerin genel sağlığı ve konforu için en önemli gereklilikler arasında yer alır. Ağız hijyeni kötü olduğunda diş çürüklerinin ve diş eti hastalıklarının oluşma riski belirgin ölçüde artabilir. Dişleri ve diş etlerini sağlıklı tutabilmek için dönemsel değil ömür boyu süreklilik arz eden alışkanlıkların kazanılması gerekir.

Ağız sağlığının bebeklik döneminden itibaren takip edilmesi ve iyileştirici önlemlerin alınması önemlidir. Dünya Sağlık Örgütü açıklamalarına göre okul çağındaki çocukların %60’ı ila %90’ında en az bir adet diş çürüğü bulunduğu, yetişkinlerde ise bu oranın %100 seviyesine çok yakın olduğu yönündedir.

35 ila 44 yaş aralığındaki yetişkinlerin %20’sinde ciddi diş eti hastalıklarının bulunduğu ve dünya genelinde 65 ila 74 yaş aralığındaki kişilerin %30’unda hiç doğal diş kalmadığı verileri mevcuttur.[8]

Bu nedenle ağız hijyeninin korunması ve sürdürülebilmesi kritik derecede önemlidir. Hem diş kayıplarının hem diş ve diş eti hastalıklarının hem de ağız kokusu gibi fizyolojik ve psikolojik anlamda bireyleri etkileyen sorunlardan ağız hijyeni sağlanarak belirgin ölçüde kaçınılabilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Sağlıklı beslenme genel sağlık için olduğu kadar ağız ve diş sağlığı için de en önemli gereklilikler arasındadır. Dengeli ve yeterli beslenilmediğinde ortaya çıkan sağlık sorunlarından birinin de ağız kokusu olduğu bilinmektedir. Temel makro ve mikro besinlerden yoksun bir diyet benimsendiği takdirde vücutta vitamin eksiklikleri ortaya çıkabilir.


Örneğin D vitamini eksikliği diş ve diş eti hastalıklarına, C vitamini eksikliği ise diş eti kanamalarına yol açarak halitosis sonucunu doğurabilir. Mineraller de vitaminler gibi sağlığın sürdürülebilmesi adına önemlidir. Demir minerali eksikliğinde de kötü nefes ile karşılaşılabilir. B12 vitamin eksikliğine bağlı anemi ağız ülserlerinde artış görülebilir, dil papillası küçülebilir, dişleri ve dişleri destekleyen kemik dokusunun etkilenerek periodontal hastalıkların görülme riski artabilir.

Ağız kokusunun giderilmesi için nedenlerinin belirlenmesi ve nedenleri doğrultusunda tedavi seçeneklerinin değerlendirilmesi ilk basamaktır. Ancak genel geçer bazı alışkanlıkların kazanılması da ağız kokusunun giderilmesini sağlayabilir.


  • Dişler düzenli olarak fırçalanmalı ve diş ipleri ile dişler arasındaki yemek artıkları temizlenmelidir.
  • Diş temizliğine ek olarak günde bir kez ağız içerisindeki kötü kokuya neden olan bakterilerin azaltılması adına ağız gargarası yapılmalıdır.
  • Diş fırçalamaya ek olarak dil yüzeyinin de nazikçe temizlenmesi gerekir. Birçok diş fırçasının üst kısmında dil temizlemek için özel yapılar tasarlanmıştır.
  • Tütün ve tütün ürünleri kullanılmamalıdır. Kanser başta olmak üzere birçok sağlık sorununa neden olabilen tütün ürünleri tüketildikten sonra dişler üzerinde kimyasal atıklar bırakırlar.
  • Ağız içerisindeki bakteriler şekerli gıdaları severler. Bu nedenle şekerli gıda tüketimi azaltılmalıdır.
  • Tükürük salgısının artırılması adına bol su içilmelidir.


Sabahları kötü ağız kokusu ile uyanmak oldukça yaygındır ve sabahları kötü ağız kokusuna neden olan çeşitli faktörler bulunur. Ağız kuruluğu, diş ve diş eti hastalıkları, ağız hijyeninin yetersiz olması, reflü hastalığı, tüketilen gıdalar ve sigara kullanımı gibi nedenlerle oluşan ağız kokusunun giderilmesi adına ağız hijyenine dikkat edilmesi, ağız ve diş sağlığı ile ilgili rahatsızlıkların tedavisi, sigara kullanımının bırakılması, kaynak reflüyse reçete edilen asit düzenleyici ilaçların kullanılması, bol su içilmesi ve şekersiz sakız çiğneyerek tükürük salınımının artırılması önerilir.[9]

Reflü, halitosis nedenleri arasında yer alır. Mide ekşimesine ve ağızda acı veya ekşi bir tada neden olabilen reflüye bağlı ağız kokusunun giderilmesi için hem reçete edilen ilaçların kullanılması hem de çeşitli yaşam tarzı alışkanlıklarının edinilmesi gerekir. Yemek yedikten en az 2-3 saat sonra uyumak, öğünleri azaltıp sıklaştırmak, kilo dengesini sağlamak ve ağız bakımını ihmal etmemek reflüye bağlı ağız kokusu giderilmesinde etkilidir.

Nefesin kötü kokmasının ardında yazımızın önceki kısımlarında da değindiğimiz gibi birçok farklı neden olabilir. Ağız hijyeninin sağlanmaması, diş ve diş eti hastalıkları, tüketilen gıdalar, tükürük salgılarının yetersizliği, sigara kullanımı ve sahip olunan hastalıklar halitosis adı verilen ağız kokusuna neden olabilir. Tüm bunlara ek olarak farklı nedenlerle oluşabilen bademcik taşlarının da ağız kokusu nedenleri arasında yer alabileceği ihtimalinin göz ardı edilmemesi gerekir.

Diş ve diş eti hastalıkları, reflü, diyabet, mevsimsel alerjiler, zatürre ve bronşit gibi solunum yolu enfeksiyonları, kronik sinüzit, kronik akciğer enfeksiyonu, karaciğer veya böbrek hastalıkları ağız kokusu ile belirti gösterebilir.[10]

Çürük diş birçok ağız ve diş sağlığı sorununa yol açabileceği gibi ağız kokusunu da beraberinde getirir. Çürük diş kokusunu maskelemek doğru bir tercih değildir. Dişteki çürük belirtilerinin yakından gözlemlenmesi ve diş hekimlerine tedavi alternatifleri için başvurulması önemlidir. Çürük diş kokusunun önlenmesi için ilk adım tedavi seçeneklerinin değerlendirilmesi ve sonrasında da ağız bakımı süreçlerine özen gösterilmesidir.

Mideden gelen koku ile ağız kokusunu kişinin ayırt edebilmesi her zaman mümkün değildir. Belirli yiyeceklere karşı hassasiyeti bulunduğunu ya da reflü veya mide ülseri gibi hastalıklara sahip olduğunu bilen kişiler için mideden gelen koku ile ağız kokusunu ayırt etmek daha kolay olur. Ağız kokusu ile sindirim sistemi sağlığı yakından ilişkili olduğu için bu sorunla yüzleşen kişilerin öncelikle yaşadıkları ağız kokusunun nedenlerini öğrenmek için tıbbi destek alması gerekir.

Ağız kokusunun en yaygın nedeni ağız bakımının eksik, kötü veya yanlış yapılmasıdır. Yiyecek artıkları dişlere, diş aralarına ve ağız içerisindeki herhangi bir yere yerleştiğinde bölgede bakteri oluşumuna neden olur. Bu durum hem diş ve diş eti sağlığını bozar hem de ağız kokusu oluşumunu tetikler.[11]

Hayır, ağız kokusu bulaşıcı değildir. Bireylerdeki halitosis farklı kişiler tarafından fark edilebilse de bulaşıcı nitelik taşımaz. Ağız kokusunun meydana gelebilmesi için kişinin ağız kokusuna neden olacak bir sağlık sorununu bulunması ya da ağız bakımını ihmal etmesi gerekir.

Nature Genetics’teki bir araştırma sonucunda genlerin ağız kokusu üzerinde etki sahibi olabileceği verileri elde edilmiştir. SELENBP1 olarak bilinen bir protein geninin özellikle lahana gibi kokan kötü ağız kokusu ile bağlantılı olabileceği düşünülmektedir.[12]

Ağız kuruluğu ağız kokusuna neden olabilmektedir. Ağız kuruluğu tükürük salgılarının azalmasına, tükürük salgısının azalması ise ağız içerisinde kötü kokulara neden olan bakterilerin temizlenememesine neden olabilir.

Ağız kokusu nedeni doğru tespit edildiği takdirde kalıcı olarak tedavi edilebilir. Ancak bu noktada önemli olan ağız kokusunun yeniden oluşmasını engellemektir. Ağız kokusunun yeniden ortaya çıkmasının engellenmesi için ağız ve diş bakımının aksatılmaması, düzenli olarak diş hekimi muayenelerine gidilmelidir. Aynı zamanda beslenmeye dikkat edilmesi, yeterince su içilmesi ve tütün ürünlerinin kullanımının bırakılması da ağız kokusunun yinelenmemesi için önemli unsurlardır.

Bu soruya en genel şekilde “evet” yanıtını verebiliriz. Gebelik sürecinde kadınların vücudunda bir dizi değişim meydana gelir. Gebelik esnasında hormon salınımları değiştiğinden kadınlar birçok yan etki ile karşılaşabilir. Bu yan etkilerden bir tanesi de ağız kokusudur. Hamilelikte ağız kokusu hormonal değişimler yaşanması, burun akıntısının sıklaşması, diş eti sağlığının bozulması ve dil yapısında meydana gelebilen farklılaşma neticesinde ortaya çıkabilir.[13]

Kaynaklar

[1] https://www.medicalnewstoday.com/articles/166636#causes

[2] https://www.betterhealth.vic.gov.au/health/conditionsandtreatments/halitosis-or-bad-breath

[3] https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC3633265/

[4] https://www.medicinenet.com/bad_breath/article.htm

[5] https://www.hopkinsmedicine.org/health/conditions-and-diseases/halitosis-bad-breath

[6] https://www.mayoclinic.org/diseases-conditions/bad-breath/diagnosis-treatment/drc-20350925

[7] https://www.medicalnewstoday.com/articles/166636#diagnosis

[8] https://www.healthline.com/health/dental-and-oral-health#facts

[9] https://www.healthline.com/health/morning-breath#Preventing-morning-breath

[10] https://www.webmd.com/oral-health/guide/bad-breath

[11] https://my.clevelandclinic.org/health/symptoms/17771-bad-breath-halitosis

[12] https://www.nature.com/articles/s41588-017-0006-7.epdf?author_access_token=Db12hctDPbwRTLMpcA9YbtRgN0jAjWel9jnR3ZoTv0MIWPSIfuvhbuLrn2PUdi7RkZoMaJurCQRvT7XB6OoXnoD1YU0VrhmA4O4ECXiV8INX2I3uC3Wr3gmTGBa4qLTAUe027ouRNtZvAUz_4-GSGQ%3D%3D

[13] https://www.healthline.com/health/pregnancy/bad-breath-during-pregnancy#symptoms

Sizi Arayalım

Diş probleminiz hakkında konuşmak ister misiniz?

Dt. Deniz İnce

Diş Hekimi
Detaylı Bilgi