+90 (216) 345 21 83

Eğitim Mahallesi Fahrettin Kerim Gökay Caddesi No:107-109A Ziverbey, Kadıköy / İstanbul ( Müjdat Gezen Sanat Merkezinin Karşı Çaprazı )

info@dentince.com

Ağız ve Çene Cerrahisi

Diş Çekimi

Diş hekimliği uygulamaları söz konusu olduğunda diş çekimi genellikle hastaların en çok korktuğu prosedürlerin başında gelir. Eksodonti olarak da adlandırılan diş çekimi, bir dişin çene kemiğindeki yuvasından çıkarılmasını içerir.

Doğal dişler ısırmayı, çiğnemeyi sağlarken aynı zamanda ağız ve çene kemiğinin yapısının korunmasını da sağlarlar. Bu nedenle diş hekiminin ilk önceliği doğal dişleri restore etmeye, kurtarmaya ve onarmaya yardımcı olmaktır. Ancak bazen diş çekimi, genel ağız ve diş sağlığının korunması için kaçınılmaz hale gelebilir.

Diş çekimi; enfekte, hasarlı ya da farklı bir şekilde sorunlu bir dişin ağızdan tamamen çıkarılmasını içeren bir diş prosedürüdür. Genellikle dişte enfeksiyon, çürüme, diş eti hastalığı, travma sonrası hasar oluşumu gibi nedenler sonucunda diş çekimine ihtiyaç duyulabilir. [1]

Diş Hangi Nedenlerle Çekilir?

Diş çekimi, diş hekimleri için genellikle son çaredir. Bir dişin dolgu ya da kanal tedavisiyle kurtarılmasının mümkün olmadığı durumlarda diş çekimi yapılır. Diğer bir deyişle diş çekimi diğer tüm olasılıklar tükendikten sonra başvurulan bir tedavi yöntemidir.

Diş çekiminin en önemli nedeni, derin ve şiddetli diş çürüğünün varlığıdır. Derin çürükler dişe zarar vererek pulpayı enfekte eder. Bu durumda kanal tedavisi gündeme gelebilse de ciddi enfeksiyon bulunması halinde diş çekimi yapılır.

Kemoterapi ya da organ nakli gibi durumlara bağlı olarak bağışıklık sisteminin zayıf olduğu durumlarda belirli bir dişte enfeksiyon riski bir diş çekimi için yeterli bir neden olarak kabul edilebilir.

Diş eti hastalıkları dişlerin çevresinde derin ceplere ve diş eti çekilmelerine neden olabilir. Dişte, onu tutacak yeterli diş dokusu olmadığı durumlarda diş çekim gündeme gelebilir.

Aşırı kalabalık dişler ağız sağlığını ve gülümsemeyi olumsuz yönde etkileyebilir. Aşırı kalabalık diş vakaları için genellikle ortodontik tedavi uygulanırken bazı durumlarda ağzın ortodontik tedaviye hazırlanması için diş çekimine ihtiyaç duyulabilir. Aynı şekilde ağızda yer olmadığından dişin, diş etini delip çıkamadığı durumlarda da diş çekimi önerilebilir.

Dişiler kemik benzeri ve oldukça sert bir dokudan meydana gelir. Ancak bu kırılmalarına engel değildir. Çiğnemek için kullanılan azı dişleri kırılmaya daha yatkındır. Diş eti çizgisinin altında bir azı dişinin kırılması halinde sorunun çözülmesi için diş çekimi yapılabilir. [2]

Diş Çektirmenin Amacı Nedir?

Ciddi hasar veya çürüme dahil olmak üzere birçok farklı nedenle diş çekimi gerekli olabilir. En yaygın diş prosedürlerinden biri olan diş çekimi, bakterileri ortadan kaldırabilir ve genel ağız sağlığını iyileştirebilir. [3] Bu esnada diş çürüklerinin neden olduğu kötü ağız hijyeni nedeniyle meydana gelen kronik ağız kokusu da diş çekiminin ardından geçebilir.

Diş Çekimine Nasıl Hazırlanılır?

Diş çekimi prosedürüne başlanmadan önce dişin röntgeni çekilir. Hastanın kullandığı ilaçlar, vitaminler veya varsa takviyeler hakkında bilgi alınır. Bu aşamada hasta, yakın bir zamanda farklı bir tıbbi duruma bağlı olarak “Bifosfonat” isimli intravenöz bir ilaçla tedavi görecekse mutlaka diş hekimini bilgilendirmelidir. Bu durumda, çenenin osteonekroz denilen kemik ölümü riski taşımaması için diş çekimi ilaç tedavisinden önce gerçekleştirilmelidir.

Buna ek olarak diş çekimi yapılacak hastada; doğuştan kalp kusuru, karaciğer hastalığı, böbrek hastalığı, diyabet, hipertansiyon ve farklı sağlık sorunları olup olmadığının öğrenilmesi için detaylı bir tıbbi geçmiş alınmalıdır.

Diş çekimi öncesi hastadaki tüm kronik hastalıklarının tedavi edilmiş ya da stabil hale getirilmiş olması gerekir. Diş çekiminin uzun sürmesi beklendiği, hastanın bağışıklık sisteminin zayıf olması, enfeksiyonunun bulunması ya da belirli bir tıbbi durumunun olması halinde diş çekimi öncesinde antibiyotik reçete edilmesi söz konusu olabilir.

Diş çekimi prosedürünün gerçekleştirileceği gün tedavinin kalitesini ve konforunu artırmak için dikkat edilmesi gereken bazı noktalar vardır:

  • Intravenöz anestezi alınacaksa kısa kollu bir üst ya da bol giysiler giyilmemelidir. Randevuya 6 ila 8 saat kala yemek ve içmek bırakılmalıdır.
  • Sigara içilmemelidir.
  • Soğuk algınlığı gelişmesi halinde randevunun ertelenmesi söz konusu olabileceğinden diş hekimi bilgilendirilmelidir.
  • Diş çekiminden önceki gece mide bulantısı ya da kusma yaşandıysa diş hekimiyle paylaşılmalıdır. Bu durumda farklı bir anestezi uygulanması ya da sürecin yeniden planlanması gerekliliği oluşabilir.
  • Genel anestezi altında prosedür gerçekleştirilecekse hastanın yanında mutlaka kendisine eve kadar eşlik edecek bir yakını bulunmalıdır. [4]

Diş Nasıl Çekilir? Diş Çekimi Aşamaları Nelerdir?

Diş çekimi basit diş çekimi ve cerrahi diş çekimi olarak sınıflandırılabilir. Basit diş çekiminde, çekilecek olan dişin çevresindeki bölgeyi uyuşturan bir lokal anestezi uygulanır. Bu sayede işlem sırasında yalnızca baskı hissedilir. Acı ya da ağrı hissedilmesi söz konusu olmaz. Daha sonra diş gevşetilir ve davye kullanılarak çıkarılır. [5]

Cerrahi diş çekimi genellikle dişin ağızda sürmediği ya da diş eti çizgisinden kırıldığı durumlarda uygulanır. İlk olarak işlem sırasında acı ve ağrı hissinin giderilmesi amacıyla lokal anestezi yapılır. Diş özel aletler kullanılarak gevşetilir ve yuvasından çıkarılır.

Bazı durumlarda gömülü yirmilik dişin ya da kırılmış dişin çıkarılması için diş etinde küçük bir kesi yapılması gerekebilir. Diş çıkarıldıktan sonra yuva temizlenir ve dezenfekte edilir. Bazı durumlarda diş hekimi tarafından çenedeki kemik kaybını önlemeye yardımcı olacak kemik grefti yerleştirilebilir. Son olarak kesi dikişlerle kapatılarak prosedür tamamlanır. [6]

Diş Çekimi Sırasında Diş Kırılır mı? Çekim Sırasında Diş Neden Kırılır?

Diş çekimi sırasında yaşanabilecek komplikasyonlardan biri çekim işleminin uygulandığı dişin kırılmasıdır. Diş çekimi yapılacak dişte eğer ileri derece çürük ya da kemik kaybı bulunuyorsa çekim sırasında kırılma olasılığı vardır.

Önemli olan dişin kırılmasıyla birlikte kırılan parçanın da çıkarılmasıdır. Kırığın pozisyonuna göre belirli aletler kullanılarak, gerekli durumlarda parça kesilerek ya da kemik yuvasının içerisinden kaldırılarak çıkarılabilir.

Diş çekiminin ardından kırılan parça içeride kaldıysa kalan parça röntgenle tespit edilir ve hastaya yeniden anestezi uygulanarak çıkarılması gerekir. Aksi takdirde zaman içerisinde kalan parçanın çevresinde kistik bir yapı oluşmasına bağlı olarak bölgede ağrı ya da çenesel sorunlar oluşabilir.

Diş Çekimi Sonrası Nelere Dikkat Edilmelidir?

Diş çekiminden sonra istirahat etmeye özen gösterilmeli ve olası bir kanamayı önlemek için baş dik tutulmalıdır.

Anestezinin etkisi geçene kadar sıcak yiyecekler ve içecekler tüketilmemelidir. Bu oldukça önemlidir. Çünkü anestezinin etkisiyle ağrı doğru şekilde hissedilemeyeceğinden ağzın yakılması söz konusu olabilir. Ayrıca yine fark edilmeden yanağın çiğnenmemesi konusunda da dikkatli olunmalıdır.

İlk gece yatarken baş ekstra bir yastıkla desteklenerek mümkün olduğunca yüksekte tutulmalıdır.

İlk 24 saat boyunca dişin çıkarıldığı yuvanın iyileşmesini engelleyecek hareketlerden kaçınılmalıdır. Bu sürede ağız çalkalanmamalı, ağzın o tarafıyla yemek yiyerek ya da dili dişin çıkarıldığı bölgeye götürerek kan pıhtısına zarar verilmemelidir. Bu durumda dişin çıkarıldığı yuvada enfeksiyon oluşması ve iyileşme sürecinin olumsuz etkilenmesi söz konusu olabilir.

Kanamayı teşvik edebileceği ve iyileşmeyi geciktirebileceği için en az 24 saat alkol kullanılmamalıdır. Aynı şekilde mümkün olduğunca sigara içilmemelidir. Diş çekildikten sonra sigara kullanımı enfeksiyon riskini artırabilir ve ek olarak iyileşme sürecine zarar verebilir. Kanamayı artırabilecek aspirin ve benzeri kan sulandırıcı ilaçlardan uzak durulmalıdır. [7]

Diş Çekimi Sonrası Nasıl Beslenilmelidir?

Diş çekimini izleyen en az 24 saat yumuşak yiyecekler ve sıvılar tüketilmelidir. Aynı zamanda bunların sıcak olmaması gerektiği de unutulmamalıdır. Birkaç gün çiğnemesi kolay yiyecekler tercih edilmelidir. Başlangıçta yoğurt, jöle, puding ve dondurma gibi soğuk yiyecekler tercih edilebilir. Elma püresi, çorba, yumurta da beslenme programına dahil edilebilir.

Sık Sorulan Sorular

Diş çekimi normal şartlar altında ağrılı bir süreçtir. Ancak diş hekimi tarafından, diş çekimi sırasında ağrı hissedilmemesi için öncesinde lokal anestezi yapılır. Bu sayede diş çekimi sırasında hasta yalnızca baskı hisseder. Acı ya da ağrı hissetmesi söz konusu olmaz. Diş çekimi sonrasında belirli bir düzeyde ağrı hissedilmesi olağandır, reçete edilen basit ağrı kesicilerin kullanılmasıyla diş çekimi sonrası oluşması muhtemel ağrının kontrolü sağlanabilir.

Dişlerin sağlıklı olması hem estetik nedenlerle hem de çiğneme fonksiyonunun uygun şekilde sürdürülmesi için gereklidir. Süt dişlerinin yerine gelen kalıcı dişler ömür boyu varlığını sürdürse de diş çekimine ihtiyaç duyulan bazı durumlar vardır.


  • Çürüme ya da travma nedeniyle ciddi hasa gören ve onarıcı prosedürlerle eski haline getirilemeyecek dişlerin çekilmesi gerekir. Aksi takdirde ciddi düzeyde ağrıya neden olabilirler.
  • Dişlerin ağza tam oturmadığı ve fazla olduğu durumlarda, dişlerin düzgün hizalanmasını sağlamak için dişler çekilebilir.
  • Gömülü ve normal büyüme gösterilmeyen yirmilik dişlerin çekilmesi gerekebilir.
  • Dişteki hasar ya da çürükler, dişlerin merkezinde bulunan ve sinirlerle kan damarlarına bağlı olan pulpaya kadar uzanabilir. Bakteriler pulpaya girince enfeksiyon oluşabilir. Bu durumda kanal tedavisi enfeksiyonun yayılması için etkili bir çözüm olmazsa dişin çekilmesi gerekliliği oluşabilir.
  • Bağışıklık sistemi kanser ya da organ nakli gibi nedenlerle zayıflayan hastalarda enfeksiyon riskinin önlenmesi için bazı dişlerin çekilmesine gerek duyulabilir.
  • Şiddetli diş eti sorunları, dişleri çevreleyen ve destekleyen diş etlerinde, dokularda ve kemiklerde enfeksiyona neden olabilir. Enfeksiyonun kötüleşmesini önlemek için diş çekimi önerilebilir. [8]


Diş çekiminden sonra 1 ila 3 gün arası değişen sürelerle ağrı olabilir. Hassasiyetin fazla olması durumunda bir haftaya kadar ağrı hissedilmesi mümkündür. Bu durumda diş hekiminin reçete ettiği ağrı kesicilerin kullanılması etkili olabilir.

Diş çekimi yapıldığı zaman çevredeki kemik ve diş etinde travma meydana gelir. Vücut hasar veya travma tespit ettiğinde tepki veren özel ağrı reseptörlerine sahiptir. Diş hekimi gereksiz travmaya neden olmaktan kaçınmaya dikkat etse de vücut bunu bir yaralanma olarak algılar.


Diş çekiminden sonra ağrı tipik olarak oral anestezinin etkisi geçtikten sonra fark edilir hale gelir. İlerleyen birkaç saat içinde kötüleşme eğilimindedir. İlk 24 saat içinde bir noktada zirveye ulaştıktan sonra, yavaş yavaş iyileştiği fark edilebilir.


Çekimden sonraki ilk 24 saat içinde zonklayan ağrı, muhtemelen vücudun iyileştiğinin bir işaretidir. Ağrı, alınan reçetesiz veya reçeteli ilaçlara iyi yanıt vermelidir.

Diş çekiminden sonra hissedilen ağrının giderilmesi için doktorun reçete ettiği ağrı kesiciler kullanılmalıdır. Aspirin ve kan sulandırıcı etkiye sahip ilaçların kullanımından kaçınılmalıdır.

Diş çekiminden sonra en az 24 saat alkol ve sıcak yiyecek-içecekler tüketilmemelidir. Diş çekiminden sonraki 1 hafta boyunca cips, fındık, patlamış mısır gibi sert, gevrek ve çok çiğnenmesi gereken besinler tüketilmemelidir. Ayrıca sert et parçalarını çiğnemek zor olabileceğinden beslenmede yer verilmemelidir.

Diş çekiminden sonra özellikle ilk 3 gün sigara içilmesi önerilmez. Diş çekiminden sonra sigara içilmesi iyileşme sürecini geciktirebilir, iltihaplanmaya neden olabilir. Diş çekiminin yapıldığı yerdeki kan pıhtıları iyileşme açısından önemlidir. Sigara, oluşan kan pıhtılarını dışarı atarak iyileşme sürecinin gecikmesine neden olabilir.

Diş çekiminden sonra en az 72 saat alkol tüketilmemelidir. Dişin çıkarıldığı bölgenin tamamen iyileşmesi ve kan pıhtısının tamamen oluşması için 7 ila 10 gün süreyle alkol tüketilmemesi önerilir.

Diş çekiminden sonraki iyileşme sürecinde çekim bölgesindeki yaralardan ve diş çekimiyle birlikte oluşan boşluktan dolayı ağızda koku olabilir. Koku boşluğun kapanması ve yaraların iyileşmesiyle birlikte ortadan kalkar.

Enfeksiyondan kurtulmanın en iyi yolunun dişin çekilmesi olduğu durumlarda apseli diş çekilebilir. Dişin sinirlerinde, köklerinde ya da bölgeyi çevreleyen diş etinde oluşan enfeksiyonun tedavisinde hangi yöntemin kullanılacağı enfeksiyonun bulunduğu alana ve ne kadar ilerlediğine bağlı olarak değişebilir.


Enfeksiyon durumunda ağızdaki bakterilerin pulpaya ulaşarak sinir hasarına neden olması riski vardır. Bu tür durumlarda söz konusu hasarın önlenmesi için diş çekimi yapılmalıdır. Eğer hasar aşırı değilse kanal tedavisi de çözüm olabilir. Bu prosedürde enfeksiyon boşaltıldıktan sonra bakterilerin tekrar enfeksiyona yol açmasının önlenmesi için alan kapatılır.

Tek seferde çekilebilecek standart bir diş sayısından bahsetmek mümkün değildir. Bu hastanın ihtiyaçlarına, genel sağlık durumuna, ağız sağlığına, çekilmesi gereken dişlerin durumuna, konumuna ve benzer faktörlere göre belirlenebilir.

Diş çekildiğinde, dişin olduğu yerde enfeksiyonu önlemek için pıhtılaşması gereken bir delik kalır. Pıhtı, potansiyel enfeksiyonlara neden olabilecek herhangi bir dış unsura karşı bir bariyer görevi görür. Herhangi bir nedenle pıhtı oluşamıyorsa, bölge enfeksiyon kapmaya eğilimli hale gelir. Dişin çıkarıldığı boşluğa bakterilerin girmesine bağlı olarak enfeksiyon gelişebilir ve iltihap oluşabilir.


Bir diş çekildiğinde, bölgenin 48 saate kadar şiş kalması ve biraz kanama olması normaldir. Olası bir kanama genellikle işlemin yapılmasından sonraki sekiz saat içinde durur. Diş çekiminden sonra enfeksiyon kapıldığının işaretleri şu şekilde sıralanabilir:


  • Ağrının diş çekiminden sonra kötüleşmesi,
  • Kanamanın 24 saatten fazla sürmesi,
  • Ağızda kötü bir koku meydana gelmesi,
  • Diş çekimi yapılan alanın içinde ya da çevresinde akıntı görülmesi,
  • Diş etlerindeki şişliğin azalmaması.


Alveol dişleri taşıyan kemik bölümüne verilen isimdir. Bu kemiğin iltihaplanmasına ise Alveolit denilir. Alveolit aynı zamanda kuru soket olarak da bilinir.


Diş çekimi yapıldıktan sonra diş köklerinin oturduğu yatak olan yuva açığa çıkar ve üzerinde bir kan pıhtısı oluşur. Kan pıhtısının oluşması iyileşmenin ilk aşamasıdır.

Diş boşluğundaki sinir uçlarını koruyan kan pıhtısı bazen çeşitli nedenlerle oluşmayabilir ya da iyileşme evresinde yemek artıkları veya sigarayla kontaminasyon nedeniyle kaybolabilir. Bu durumda kuru soket ya da alveolit denilen durum ortaya çıkabilir.


Alveolit tedavisindeki güncel yaklaşımlardan biri PRF uygulanmasıdır. Bu yöntemde hastanın kendi kanından elde edilen beyaz kan hücrelerinden oluşturulan bir fibrin tabakası çekim boşluğuna koyulur. Bu sayede iltihaplanan alveol kemiğinin hızlı bir şekilde toparlanması mümkün olur.

Alveolitin ana semptomu, alveolden tüm bitişik bölgelere yayılan yoğun ağrıdır. Alveolitin diğer bir özelliği, semptomların genellikle diş çekildikten 2 ila 3 gün sonra ortaya çıkmasıdır. Genellikle geceleri kötüleşen ağrı, ağrı kesicilere dirençlidir. Alveolit belirtileri arasında ağız kokusu da bulunur. Boyundaki lenf düğümlerinin şişmesi ve ciltte aşırı hassasiyet oluşması da dikkate alınması gereken diğer belirtilerdendir.

Diş çekiminden sonra belirli bir süre ağrı, kanama ve rahatsızlık hissi olması normaldir. Ancak belirtilen durumlarda vakit geçirmeksizin diş hekimi ile iletişime geçilmesi gerekir:


  • Diş çekiminden sonra aşırı rahatsızlık hissinin 4 ila 6 saatten fazla sürmesi,
  • Başlangıçta daha iyi hissetmeye başlandıktan sonra ortaya rahatsızlık hissinin çıkması,
  • Ağrının, ağrı kesicilerle kontrol altına alınamaması,
  • Ateş ya da titreme,
  • Çekim bölgesinde ya da yakınında şişme, kızarıklık ve/veya akıntı,
  • Ağız kokusu,
  • Ağızda ekşi ya da acı bir tat oluşması,
  • Sıcak hassasiyeti,
  • Diş etlerinde, çenede ya da boyunda hassasiyet görülmesi.


Çürük diş çekimi lokal anestezi altında gerçekleştirildiği için işlem sırasında hasta acı ya da ağrı hissetmez. Anestezinin etkisi geçtikten sonra hissedilen rahatsızlık basit ağrı kesicilerle kontrol altına alınabilecek düzeyde olur.

Diş çekimi, çekilecek olan dişin konumuna ve bazı diğer özelliklerine göre farklı zorluk düzeylerinde olabilecek bir prosedürdür. Ancak günümüz teknolojisinde ve diş hekimliği uygulamalarında gelinen nokta en zorlu diş çekimlerinin dahi diş hekiminin deneyiminin de katkısıyla sorunsuz bir şekilde gerçekleştirilmesine imkân vermektedir.

Diş çekimi yapıldıktan 24 saat sonra rutin ağız bakımı uygulamalarına devam edilmesi normal şartlar altında mümkündür. Ancak dişler, çekim bölgesine özel bir hassasiyet gösterilerek nazikçe fırçalanmalıdır. Diş macunu ya da su zorla tükürülmemelidir.


Yalnızca sıvı beslenme uygulanıyorsa diş çekimini izleyen ilk birkaç gün diş ipi kullanılmayabilir. Etki alanının yakınlarında agresif bir şekilde diş ipi kullanmak gereksiz iltihaplanmaya neden olabilir.

Diş çekiminden sonraki iyileşmenin kaç gün süreceği çekilen dişin yerine, boyutuna, hastanın diş sağlığına ve diş hekiminin talimatlarına ne kadar uyduğuna bağlı olarak değişebilir. Basit diş çekimlerinde iyileşme süresi genellikle daha kısadır.


Hasta genellikle 48 ila 72 saat içinde daha iyi hissetmesine karşın yumuşak dokunun iyileşmesi için ortalama 3 ila 4 haftaya ihtiyaç duyar. Cerrahi diş çekimlerinde iyileşme süresi biraz daha uzundur. İlk 1 hafta rahatsızlık hissi normaldir. Bu sürede hastadan fiziksel aktivitelerini sınırlaması istenebilir.

Diş çekiminden önce kronik hastalık, düzenli kullanılan ilaç ve hamilelik gibi durumlar varsa diş hekimi bilgilendirilmelidir. Diş çekiminden önce dişler fırçalanıp antiseptik gargara ile ağız çalkalanarak diş çekiminden sonra iltihaplanma gelişmesi riski minimize edilebilir.

20’lik dişler kullanılabilir olduğu, gömülü olmadığı ve enfeksiyona yol açmadığı sürece çekilmesi zorunlu değildir.

Diş çekimi fiyatları çekilecek dişin yapısı, uygulanacak anestezi şekli, diş çekiminin yapılacağı kliniğin fiyat politikası ve diş hekiminin uzmanlığı gibi etkenlere bağlı olarak değişiklik gösterebilir.

Kaynaklar

Sizi Arayalım

Diş probleminiz hakkında konuşmak ister misiniz?

Dt. Deniz İnce

Diş Hekimi
Detaylı Bilgi